kimseyi tanımıyor..ya da gidip gelmeler oluyor hafızada hastalığından..ama çok ilginçtirki ne zaman ona gidince sarıldığımda hala ben kimim tanıdın mı dediğimde adımı söylüyor..hiç yanılmadı bu zamana dek..
henüz 25 yaşında ve 2 çocuklu iken eşinin ölümü...15 yıl kayınvalide yanında yaşamak..sonra babamın isteğiyle istanbul a yanımıza gelmek..sürekli çalışarak geçirilen bir hayat..
kızkardeşim ve benim çeyizime işlediği o tablo gibi kanaviçeler,danteller..bana ilk kanaviçe işlemeyi ve dantel örmeyi öğreten o...emek bu işte.
bir kadın çalışıyor olsa da dışarda, yinede çok hamarat ,çok iyi yemek yapabilen,hertürlü elişi ustası ( hani derler ya yaptığı yenir,yıkadığı giyilir.)olur mu sorusuna cevabım evet,evet,evet...kanıtı da büyük halam
yakın zamandan çok, geçmiş zamanı anımsıyormuş bu hastalar..
ağlıyorum ona gittiğimde, öpüyorum öpüyorum onu..dizinde yatıyorum, ona anılarımızı anlatıyorum..bazen takılıyorum ona '' gel sende tufag a oynayalım '' diyorum.:))onun yanında şımarıyorum..o hala çok güzel olan yemyeşil gözlerinle uzun uzun bakıyor bana.saçlarımı okşuyor.. ama ne kadar o an orda bilemiyorum..burası madem günlüğüm,epey ağladıktan sonraki çekilen bu fotograf blogumda olsun istedim. fotograf bu kurban bayramında çekildi..seneye de inşallah birlikte yine çektiririz..
ben ona her gittiğimde bu son görüşüm mü acaba diye düşünüyorum..
büyük halacım,canım benim ..seni çok seviyorum..sende başını alıp gitme ne olur...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder