30 Aralık 2010 Perşembe

SUS...

Hayır sus!
Gitmeni anlarım ama sus!
Bahanelerini cüzdanına kaldır.
''Gitmek zorundayım''la başlayan cümlelerini ağzının içine topla.
Küçükken öğrenememişsin.
Ağzında yalan varken konuşma.
[ Özdemir Asaf ]

İsimsiz

Biri sana sorarsa;
Sana, beni sorarsa;
Gitti, der misin?
Gittigimi söyler misin?
Gidiyorum ben sana
Benimle gider misin?

Özdemir Asaf


Yön

Sen bana bakma,
Ben senin baktığın yönde olurum.

Özdemir Asaf



entation

Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç..
Sana diyeceklerim söylemekle bitmez
Yıllardır yaşamımdan çaldığın zamanlar
Adına düğümlendi

Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç..
Başka şehirleri özleyelim orada seninle.
Bu evler,bu sokaklar,bu meydanlar
İkimize yetmez.

Özdemir Asaf

Sensiz

Sensiz de denizi seyredebiliyorum.
Hem dalgalarin dili seninkinden acik.
Ne kadar hatirlatsan kendini bos.
Sensiz de seni sevebiliyorum.
Hep bos konusurduk hatirlar misin, bula bula,
Karsilastigimiz zamanlarda.
Sen, sevgiden simaran cocuk,
Ben sasiran budala.

Özdemir Asaf

Altıncı Gün

Benim söylemek için çırpındığım gecelerde,
Siz yoktunuz......

Özdemir Asaf


Ultra

Bir kelimeye
Bin anlam yüklediğim zaman
Sana sesleneceğim.

Özdemir Asaf


Do

Dun sabaha karsı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokusun basında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum

Özdemir Asaf



tam bir Özdemir Asaf fanatiği , hayranı bir ben var bendenden öte...

29 Aralık 2010 Çarşamba

23 aralık 2010 çalışma akşamı ...

ne güzeldir...çok güzeldir bu akşamlar....


haftalardır kırklareli eski kasap ve zigoş çalışıyoruz..henüz iki oyununda figürleri bitmedi.defalarca tekrar yapmamıza rağmen fügürler tam oturmadı..zaten oyunun bütünüde daha yok..her figür 12 sayılık üstelik çok hızlı..ee kırklareli:))
geçtiğimiz yıllarda festivalde kırklareli'nin başka oyunlarında sahne almıştım..çok hızlı figürler olduğundan riskli..allah korusun sahnede bi figürü kaçırırsan yakalama şansın yokk..ekibi çökertmek işte bu.
ama biz bu akşamlarda çalışırken ve molalarda çok eğleniyoruz...tabi mehmet hocamızın sabrı ,hoşgörüsü sayesinde...

24 Aralık 2010 Cuma

23 aralık çalışma akşamı...

21 Aralık 2010 Salı

MEĞER...???

insanlar gün gelir kırdıkları zaman bizi , o an '' meğer '' demek daha çok incitiyor..dedikleri ya da yaptıkları değil, '' bunca zaman neden oynadın bana '' demek üzüyor..insan kötü, olumsuz düşünceler beslediğine neden yıllarca hayatında yer verir?? neden baştan kestirip atmaz..
denilen ,yapılan değiİ;bunca zaman kandırılmak üzüyor..
candan erçetin in dediği gibi..
''vakit kaybıydı diyemem ama senden çoktan vazgecmişim meğer...
dostum sanıp aldanmışım meğer ...
olsun varsın
pişman değilim
biraz üzüldüm hepsi bu
''

şunu öğrendimki ; herkes mevcut değerini ,karşısındakine kendi sunuyor..

ben istediğim kadar hayatımdalar, göz yumduğum kadar dürüst ve sustuğum kadar İNSANLAR !!


''

20 Aralık 2010 Pazartesi

atmak olmaz ,olmazzz...

henüz çok yeni olan tişörtüme maalesef çamaşır suyu sıçradı..artık kesinlikle eminim bana bir çamaşır suyu kullanma ehliyeti gerek..( oğlumda aynı fikirde :))

daha önce blogumda paylaştığım geçen yıl diktiğim bluzumdan kalan parça ile kapattım lekeleri..hatta kombin olsun dedim birde saçıma bant yaptım..:))
spor yaparken giymeyi düşünüyorum..atmak olmaz,olmaz değil mi...


temel kol kalıbında model uygulama

drapeli kol...dirsekten pensli kol üzerine model uygulama.
not:kol ağızına dek drape uygulanabilir.


üstü bol büzgülü altı dar kol uygulaması...

19 Aralık 2010 Pazar

etek serileme ( beden büyültme-küçültme )

1- etekte sıçrama noktası;yan dikiş üzerindeki bel uç noktası-kalça düşüklüğü çizgisinin yan dikişle birleştiği nokta ve etek ucudur.

2- bel ve kalça sıçrama noktalarına ÖN ve ARKA ORTA ya dik olacak şekilde yardımcı çizgiler hazırlanır.

3-seri farkları bu çizgi üzerinde işaretlenir.

4-ölçü çizgisine göre tesbit edilmiş noktalar ( bel - kalça)yardımcı dik çizgi üzerinde iki beden arasındaki farkın 1/4 ü belde ve kalçada ayrı ayrı işaretlenerek kalça yan çizgisi çizilir..
bu durumda şablonun kenarından bele doğru 2 veya 3 cm. köşe yapılarak çizilir.

5- pensi çizmek için kalıp kaldırılır.belde iki beden arasında tesbit edilmiş farkın yarısına şablon ( bel- yan )dikiş köşesi yerleştirilir.

6- şablon beli,çizilmiş olan belle ön orta veya arka ortaya yakın kısımlarda çakıştırılır.ve pensin beldeki uçları işaretlenir.

7-pensin ucunu işaretlemek için ön veya arka ortasının çizilmiş olan bir önceki kalıbın ön veya arka ortasına PARALEL olmasına dikkat edilir.

8- etek ucunda yan dikişte sıçrama kalçaya eşit olur.

9- etek boyu ,beden küçüldükçe 1 cm.kısalır beden büyüdükçe 1 cm.uzar..

temel etek kalıbı üzerinde model uygulama

fotoğraftaki şablonu 25 eşelle çalıştım..
ön etek kalıbını alıyoruz..pli yi ÖN ORTA dan kaç cm. yana koyacağımıza karar verdikten sonra ( diğer pensin uç noktasından olması tavsiyem ) dikiş payı bırakarak dikey kesiyoruz..kestiğimiz ufak parçayı da( plileri oturtacağımız) istediğiniz modelde kesebilirsiniz.
ufak parçanın alt tarafından çıkan bütünü 8 cm aralıklarla kaç pli yapmak istiyorsanız o kadar parçalara ayırıp yerleştiriyoruz.bu işlemi eğer kendinize güveniyorsanız model uygulamayı ilk kez yapmıyorsanız direkt kumaş üzerinde yapabilirsiniz.yok risk almak istemiyorsanız kalıp kağıdı üzerinde çalışın önce..
temel kalıp üzerinde hayal ettiğiniz hertürlü modeli çalışmak mümkün..
fotoğraf umarım benim anlat(a)madığım ,sizin sorma gereği duyduğu sorulara cevap olur..
sonra bir bel için pat kesiyoruz bitmiş halinin eni 2, cm olması yeterli..
kolay gelsin...
aslında sizlerle paylaşmak istediğim ,modelistlik okulundan kalma defterimde çok sayıda model ve uygulamalar var..fakat fotoğraflayamıyorum..pelur kağıdı çalıştığım şablonlar çok silik çıkıyor..umarım bir çaresini bulur paylaşırım ...
not: fotoğrafın üzerini tıklarsanız daha iyi inceleme şansınız olur..

DANS ET BENİMLE

Dans Et Benimle

Dans et benimle gülün dikeni ucunda,
Ağaçların çiğ damlalı yapraklarında,
Yeni doğan güneşin sardığı çimlerin üzerinde,
Irmakta çağlayan köpükler arasında dans et.

Dans et benimle ışıltılı neon lambalarında,
Anason kokulu rakı kadehinin kıvrımlarında,
Eski bir gramafonda çalan taş plak üzerinde,
Çık kozandan kelebek uçuşuyla benimle dans et.

Dans et benimle bulutlarda,
Samanyolunun ışıltıları arasında
Beyaz bir güvercinin kanatlarında,
Maskeni at suratından benimle dans et.

Dans et benimle acının çıplaklığı üzerinde,
Kızıl saçlarım akarken yüzünde,
Büyünün bozulmamasına dikkat et,
Haydi elini dola belime benimle dans et...

Canan Palabıyık


Dans…Şiiri ve edebiyatı görsel boyuta taşıyıp hareketlere yansıtma…Dans, insan düşüncelerini ve duygularını hareketlerle ifade etme sanatı…

Kol ve bacakların önderliğinde tüm bedenin hürriyete doğru çığ gibi büyümesi, müziğin içinde kaybolması..Bazen gülümseyerek el sallamak bazen dramatik bir şekilde hüzünle sıçramak..Aşkla sarılmak belki de tutkuyla ayrılmak..

Nasıl yapılırsa yapılsın hangi duyguyla hareket edilirse edilsin, herkesin kendini yansıttığı özgürce hareket edebildiği tek ifade..

NOT : yukarıdaki metin seyyah-ı alemden alıntıdır..


18 Aralık 2010 Cumartesi

benzemez kimse sana...

salonum evrim değiştirdi..

mobilyaları değiştirince,önceki tüllerim uymadı-yakışmadı..bir süre kullanmak zorunda kaldım yinede..ütü yapmaktan kurtuldum aslında neydi o öle 12 metre tek parça tül ütülemek...
eee tül değişince stor yaptırayım dedim.. ( ütü yapmayı aslında çok severim. protestom tül ütülemeye ...:))
resimde renk tam gerçek gibi değil..ama duvarla fon perdemin renk tonu harika olduuuuu..:))
duvarın rengi değişince tablonun çerçevesinin rengi uyumlu olmadı..sarı yaldızlı boyaya biraz siyah kattım duvarın rengine tonladım..
kısaca bir tül değişeyim dedim başıma gelenler bunlar :)))


mobilyalar kahverengi deri olunca tülü krem rengi düşündüm..( eski tülüm beyazdı)
stor yapıp güneşliği kaldırınca fon perde düşündüm..fon perdeyi koltukların rengine yakın bir kahve tonu seçtim..

aman allahım ben bunları düşünüp yaparken duvarın rengini unuttum..( yavru ağzı renkli duvar tüm dekorasyon düşüncemi bozacaktı.)
gittim boyacıya tüle,mobilyaya özellikle fon perdeye uygun boya seçtim..sonunda buldum KESEKAĞIDI rengi dedikleri rengi aldım..duvarlarda boyandı..:))

tüller ünlü bir firmanın ..2 yıl sonra bozulursa getir yenisi ile değiştirecek firma dedi satıcı..valla pek inanamadım ama inşallah doğrudur..
3 metre pencere boyunda 1 kapı -bir açılan pencere ve 2 sabit cam var..yani her açılan bölüme ayrı stor yaptırdım..bağımsız olsunlar dedim..tek parça olsaydı maliyet epey düşüyordu ama kullanımda zorlanırım diye düşündüm..
pencere boyu 3m...önce 1 e 2,5 pli payı vereyim dedim.içime sinmedi 1 e 3 yaptım..

mask....



afrika dolaylarından bir hediye daha... kız kardeşimin eşi uzak yol kaptanı..sefer dönüşü beni ziyarete geldiklerinde, taa oralardan getirdiği tamamen el yapımı-oyma sanatı olan bu maskı hediye verdi.sağolsun...

14 Aralık 2010 Salı

inadına eğitim...

yalova gazetesinden alıntıdır...

...... Dersanesi Yalova Şubesi tarafından öğrenci ve velilere yönelik olarak “Aile içi iletişim ve çocuklarımız” konulu panel verildi. TOBB Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’nde görevli Doç. Dr. Cengiz Tavukçuoğlu tarafından verilen panelde öğrenciler ve veliler, sınavlara hazırlık, çocuk-anne-baba iletişimi konusunda bilgilendirildiler.Halk Eğitim Merkezi Konferans salonunda İki oturum halinde yapılan panele çok sayıda öğrenci ve veli katıldılar.İlk olarak öğrencilere yönelik verdiği panelde öğrencilere sınav konusunda tavsiyeler veren Doç. Dr. Cengiz Tavukçuoğlu, öğrencilere sınavlarda dikkat etmeleri gereken bilgiler verdi.Ayrıca “Kazanmak senin de hakkın “ adlı slayt gösterisiyle Doç. Dr. Cengiz Tavukçuoğlu sınav gerekliliklerini paylaştı. İkinci oturumda ise velilerle sohbet eden TOBB Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’nde görevli Doç. Dr. Cengiz Tavukçuoğlu, “Sınavlara Hazırlıkta Anne Baba Olmak “ adlı konuşmasında, velilerin çocuklara nasıl yaklaşmaları gerektiği, son sınava nasıl hazırlanacaklarını, sınava yakın dönemlerde çocukların davranış değişikliği ve neler yapmaları hususunda bilgiler paylaştı.

10 Aralık 2010 Cuma

nazar değmesin sanaaaaa....

şu cimcimeye bakar mısınız...:))

bu yaşta bu denge,bu ritm....inşallah devam eder..büyüdüğünde harikalar yaratacağından eminim..
müthiş bir kulağı var..saymasını biliyor mu bilemem ama doğaçlama oynuyor tabiki.ama ES leri ne kadar güzel yakalıyor..ya o sekmeler..doğru ayak-adımla başlaması....müzik bitmeden figürü tamamlıyor..canım benim defalarca izledim..hayran kaldım.halkoyununda hernekadar figürü hatasız bilsenizde tavır olmazsa keyif vermez..biz figür bittikten sonra tavır çalışırız..küçük hanımefendide tavır allah vergisi..
bayıldım tavıra,allah nazardan korusun,maşallah..ahh bebeğim EŞME yaparken birde önünde diz çöken efe olaydı...:)))


Hadi bizim kızlar(GIYDIVANIN KIZLARI) KASTAMONU

bizim ekipteki bir efe arkadaş bu videoyu '' hadi bizim kızlar '' diye paylaşmış..( o kızlar biz oluyoruz :))
bende '' biz oynamayı kabul etmedik,yerimiz doldurulamamış !!! bu yüzden görüntü yok '' dedim...
'' bak bunda haklısın'' dedi sağolsun ..:)))


5 Aralık 2010 Pazar

harika...

wawwww,müthiş,harika figürler....sem yollamış bana
denesek mi dedim bian ama...daha görecek günlerimiz var ,otur oturduğun yerde dedim kendime....:))))
dans öyle birşeyki tutkunun ötesinde..aynı anda hem vücut çalışıyor,hem beyin..

2 Aralık 2010 Perşembe

30 kasım 2010 çalışma akşamı...



her yeni oyunda olduğu gibi figürleri tek tek öğrenip,birbirine bağlama aşamasındayız..hataların bol olduğu dönem yani..ama eğlenceli geçiyor salı ve perşembe akşamları.
her figür harf-figürleri birbirine bağlamak hece-tüm bağlanmış figürler kelime---oyunun müzikli hali cümle....kareografi de paragraf..
kırklareli çalışıyoruz.eski kasap ve zigoş...ama her çalışma başında hem ısınma hem prova yapmak için roman var repertuarda...
hal böyle olunca molada tişört değiştirmek olmazsa olmazımız...

1 Aralık 2010 Çarşamba