30 Nisan 2009 Perşembe

küp süsleme


bu küpün anısı çok.depremde sadece altı kırıldı.sanki bir kesici ile tabanı çıkarılmış gibi...atmadım o günleri unutmama adına.biraz hareket katayım dedim...şifonu işledim,küpe sarıp bağladım

lif

şakşuka

ıslak kek

hırka


hazır bir hırkaydı,yıllar önce alınmış..değişiklik yapmak istedim.. yaka,kol ve eteklerine sakallı iple ördüm ve diktim..bambaşka bir hırka oldu..uzaktan gören kürk sanıyor:)))))
hırkamın kolu

hırkamın yandan görünüşü

29 Nisan 2009 Çarşamba

bluz


diktiğim bluzuma uygun renklerde takılarımı da yaptım..ve bütünlük sağlandı..

siyah hırka



hırkamın yakası..ördükten sonra yakadan ilmek çıkarım artırarak büzgü verdim..hırkayı reglan kol ördüm

hırkamın kolu

dost musun???

dost musun?
>>Öyleyse canın canımdır...
>>Aynan olmalıyım...
>>Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...
>>Hem sakınmadan, mertçe...
>>Hani bilirsin, esirgemem lâfımı,
>>Ne şekil gelirse, öylece...
>>Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama,
>>Seni de dupduru isterim karşımda...
>>Dostsan,
>>Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden!
>>Arkamdan şikayetlenme!
>>Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme!
>>Lâf değil, icraat beklerim senden!
>>Öyle bak ki, hislerini görebileyim...
>>Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...
>>Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı!
>>Dil dönerken söylenmeli her şey...
>>Kulak duyarken anlatılmalı...
>>Göz bakarken bakmalıyım sana...
>>Can sağ iken sarılmalı...
>>Keşkelere meydan vermemeli hayatım,
>>Pişmanlıklarla yoğrulmamalı....
>>Hayır!
>>Dirime selâm vermeyen,
>>Ölüme de fazla yaklaşmasın!
>>Dostsan, ölmemi bekleme!
>>Haklıysam, yaşarken savun beni!
>>Yaşarken yanımda ol!
>>İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan!
>>Ve inanmamışsan, sakın rol yapma!
>>Her söylediğimi onaylaman şart değil...
>>Her yaptığımı beğenmen de gerekmez...
>>Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma!
>>Yadırgayabilirsin beni,
>>Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma...
>>Kandırmanı aslâ kabul edemem!
>>Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama,
>>Beni, bana sormadan yargılama!
>>Her yediğimiz aynı olmaz belki,
>>Her dakikamız birlikte geçmez...
>>Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de,
>>Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım...
>>Belki her çağırdığında gelemem fakat,
>>Derdine ortak ararsan, koşarım...
>>Ben de herkes gibi insanım elbet,
>>Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok!
>>Senin işin bu değil!
>>Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında...
>>Dostsan,
>>Küçümsemeden, küfretmeden,
>>Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma...
>>Dinlenmek istediğinde, hiç düşünme, sana özel bir limanım,
>>ama...
>>Yorulduğum zamanlarda,
>>Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına...
>>Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim
>>Ve bir deli kadar art niyetsiz...
>>Uğruna seve seve hesabı şaşırırım...
>>Görmezden gelebilirim yanlışlarını...
>>Başkaları enayilik sayabilir,
>>Başkaları akılsızlığıma yorabilir,
>>Bunları dert bile etmem, ama,
>>Sen, aslında aptal olmadığımı,
>>Her an, tekrar tekrar hatırla!
>>Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma!
>>Seviyorsan, cimrilik etme, söyle!
>>Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla,
>>Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum!
>>Neyse, o olmalı insan...
>>Kendisi olmaktan korkmamalı!
>>Kendisi olmaktan kaçmamalı!
>>Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama,
>>Ben olduğum için bırakırsan beni,
>>Yas da tutmam arkandan!
>>Bedel mi?
>>Ödemeyeceksen çıkma yola!
>>İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin...
>>Kendince küser barışır, kendi kendini yersin!
>>Dostsan, mevsimince yağ...
>>Kışsan kar ol, güzsen yağmur...
>>Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem,
>>Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama,
>>Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma...
>>Belki de çok geldi bunca talep...
>>Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma...
>>Sana fazla geldiğim ilk anda,
>>Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin...
>>Geçip gidebilirsin,borçluluk hissetmeden...
>>Mutlaka bir açıklama da beklemem senden, ama,
>>Gitmeye davranırsam bir gün,
>>Sen de karşımda set olma!
>>Dost musun?
>>Öyleyse, canın canımdır,
>>Yoluna baş koymaya hazırım ya,
>>Başını da yollarımda isterim, unutma!
>>

yaşadığımız an ' ın kıymeti

MURATHAN MUNGAN'DAN

Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan, hatta ardından bir tane
daha kendimizi. Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar,
onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız.
Bundan sonra ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için
öfkeleniriz. Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu
olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli
olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır.Eğer şimdi değil ise
nezaman? Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır.
En iyisi bunu kabul edip, her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.
En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza'ya aittir. Der ki; "Uzun
zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu
izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel,
öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek
zaman, ödenecek bir borç oldu.
Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı."
Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi. Mutluluk yoldur.
Öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu,
Vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için ona daha fazla değer verin.
Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez. Öyleyse, Okulu bitirene
kadar, 100 milyar kazanana kadar Çocuklarınız olana kadar,Çocuklarınız
evden ayrılana kadar, İşe başlayana kadar,Evlenene kadar,Cuma gecesine
kadar,Pazar sabahına kadar, Yeni bir araba, yada ev alana
kadar,Borçları ödeyene kadar,İlkbaharakadar,
Yaza kadar,Sonbahara kadar,Kışakadar,Maaş gününekadar, Şarkınız
söylenenekadar, Emekli olanakadar,Ölene kadar....

MUTLU OLMAK İÇİN İÇİNDE
BULUNDUĞUNUZ "AN" DAN DAHA İYİ BİR ZAMAN OLDUĞUNA KARAR VERMEK iÇİN
BEKLEMEKTEN VAZGEÇİN.
MUTLULUK BİR VARIŞ DEĞİL,BİR YOLCULUKTUR. PEK ÇOKLARI MUTLULUĞU
İNSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR, BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA.
OYSA MUTLULUK İNSANIN BOYU HİZASINDADIR

Unutmayın "YARIN KİMSEYE VAAD EDİLMEMİŞTİR

24 Nisan 2009 Cuma

mutfak sandalyesine minder



eee mutfak perdesine uygun saksı yapılırda,sandalyelerin minderleri de aynı tonda olmalı değil mi??? :))))


alimünyum tepsi




25 yıllık bu tepsi paslanmış eskimişti..zımparaladım boyadım ,peçete tekniği kullandım..boyutlu boya ile derinlik verdim vernikledim..çok severek kullanıyorum..

ahşap boyama tepsi


peçete tekniği ile yaptım..tepsinin dış kenarlarını mumla isledim..( eğer beyaz boya üzerine mumla isleme yapılırsa mermer görüntüsü oluyor )sonra vernikledim




saksı süsleme


mutfağıma perde diktiğimde kalan kumaşı iyiki saklamışım..plastik bir saksıya tutmaz dediğim çiçek öle bir tuttuki tüm duvarı sardı..plastiği yok etmenin yolu saksıyı kumaşla kaplamaktı..
perdeyle takım olmasıda hoş oldu.. kumaşla kapladıktan sonra saksının kenarına da aynı tonda hazır kurdela yapıştırdım..güzel oldu....özel oldu


sütlaç



1kg.süt-1 ya da 1,5 bardak şeker-1 yemek kaşığı pirinç unu-1 tatlı kaşığı nişasta-1 fincan pirinç- 2 bardak su-üzeri için tarçın

pirinç ayıklanır,yıkanır. 2 bardak su ile haşlanır.sonra sütü ve şekeri ilave edilir..kaynarken ayrı bir kapta yoğunluğu sağlamak için pirinç unu ve nişasta eritilerek kaynayan sütlü karışıma yavaş yavaş sürekli karıştırılarak eklenir..sütlaç piştikten sonra kaselere alınır .soğuduktan sonra üzeri tarçınla süslenir...servise hazırrrrr..afiyet olsun

5 Nisan 2009 Pazar

tunik


sabah arkadaşınız arar akşama yemek varmış derse..ehh evde de hazırda kumaş varsa..akşamki yemeğe bu tunik yetişir...yetişir mi??? valla yetişti.. dikişi pek zaman almadı ama işlemesi oyaladı hepsi bu..:))))...siyah dantelli bi kumaştı..(transparan olduğundan içine badi giyiyorum)..yarasa kol biçtim.yaka ve kollarına gümüş rengi boncuk işledim..yakada bol boncuk olduğundan kolye takmıyorum bu tunikte..sadece (yakadak boncuklara uyum sağlasın diye)gümüş bir küpe...

şömentabl



pazarda parça kumaş satan bir yerim var.çok kaliteli kumaşlar getiriyor..ünlü markaların konfeksiyon dan arta kalanlar vs..yemek odası maun olduğundan bu kumaşı görünce işte buuu dedim..üstelik çift taraflıydı..daha ne olsun:))kumaştaki renklerdende boncuk aldım. çokk ucuza organze ,çift taraflı bir şömentabl elde ettim..ama asıl önemlisi mobilyama bu kadar uyması...


1 Nisan 2009 Çarşamba

alıntıdır