28 Ekim 2010 Perşembe

BEN BİR CUMHURİYET KADINIYIM...

Ben türk kadınıyım...
Batı 'da doğmuş,batı 'da büyümüşüm..Ben rockta dinlerim popta..
Ama ben sanat müziğini de bilirim türkü de söylerim..... Devamı
Tango bilirim samba da ama halay da başıda çekerim.
Sazı da dinlerim gitarı da..
Tırnaklarım uzundur benim ojeli..
Saçım kaşım gözüm boyalıdır...
Hamurda yoğururum, yoğurtta mayalarım ben..
Pantolonu severim minide giyerim namazıma durdum mu uzun eteğim hırkamı giymeyi de bilirim..
Deniz de mayo şort giyerim ben ama tarlaya gittiğimde şalvarımıda severim...
Örf ve adetlerim vardır benimde..
İlkelerim, prensiplerim, inançlarım...
Disko da biramı içer dans ederim,
mezarlıktan geçerken ellerimi kaldırır dua ederim ben..
Severim ben de hem de en derininden ama resmi nikah gibi imam nikahı da isterim ben...
Kimsenin erkeğine göz dikmem,kimsenin sevgisini zorla istemem ben...
Namus nedir bilirim ama modernimdir hiç kimseyi de eleştirmem.
Herkes özgürdür derim ama doğrularım da vardır benim...

Sevdim mi paylaşılmak istemem ve paylaşmayı da hiç sevmem...
Başım dikdir hep gülümserim ama ağlamayı da bilirim ben...
Havalı derler aslında ama yüreğim tertemizdir benim,
bir tebessüm etde gör ne havam kalır ne civam...

Bir yaşlı gördümmü elini öperim ağlayan bir çocuk gördüğümde herkesten önce koşarım.
Yardımı da severim paylaşmayı da bilirim ben..
Ekmek parası için çalışırım,okurum,öğrenirim ama erkeğime saygıyı da bilirim.
Evlatlar doğururum her kadın gibi,eşime yemekler yaparım,evimi de temizlerim.
Bölünmüşümdür aslında bir kaç parçaya ama gururluyumdur asla ağlanmayı bilmem.
Severim sosyalliği,yaşama sarılmışımdır dört elle...

Gün gelir ben de ezilirim, bükülür boynum bazı durumlarda.
Ama asla pes etmem susmayı da bilirim zamanı geldiğinde sevgi saygı çerçevesinde...
İçim kan ağlasa da belli etmem kimseye,güçlü bir imajım vardır,
her ne kadar yenik düşsem de bazen kadere ben de...
Yanlış tanımayın ben Avrupa'lı değilim.

Türk'üm hemde Ata'mın istediği gibi bir türk kadını,cumhuriyet kadınıyım...

Siyasetide bilirim dinimide...
Batıda doğdum büyüdüm ben ama Türk'üm özümde ne varsa vardır bende de...
Gurur duyarım Türk'lüğümle,doğu batı diye ayırmayın en hasından Türk kadınıyım...

ATA'sına hayran,ATA'sının izinden yürüyen,ATATÜRKÇÜ...
Şeriat istiyenlere rağmen,
CUMHURİYET'i yıkmak istiyenlere İNAT...!
BEN BİR CUMHURİYET KADINIYIM...

e-postama gelenler...

Her sabah hesabınıza 86400 Dolar yatıran bir banka düşünün.

Gün boyu istediğiniz kadar parayı harcamakta veya harcamamakta serbestsiniz.
Parayı istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz.
Oyunun sadece tek bir koşulu var: harcamayı başaramadığınız meblağ
ertesi güne devretmez ve akşam hesabınızdan geri çekilir.
Ve bu paranın hiçbir bölümünü ne sebeble olursa olsun saklayamazsınız.
Bir önceki günün tutarının tamamını harcamış veya hiçbir bölümünü harcamamış da olsanız ertesi sabah hesabınızda yine 86,400 dolar bulacaksınız.
Nasıl keyifli değil mi ?

 
Farkında olsanız da olmasanız da aslında, hepimizin böyle bir bankası var.
Adı
ZAMAN.
 
Her sabah 86.400 sn. hesabınıza yatıyor ve o gün daha fazlasını asla harcayamıyorsunuz.
Kullanamadığınız kısım ise akıp gidiyor ve hesabınızdan siliniyor..
Hiç devretmiyor.
Her gün size yeni bir hesap açılıyor.
Her akşam günün bakiyesi siliniyor.
 
Eğer günlük hesabınızı kullanmadıysanız, bu zarar sizindir.
Geriye dönüş yok, Yarından avans çekmek yok.
Bugünü, bugünkü hesaptan yaşamalısınız.
Ona yatırım yapın ki, size sağlık, mutluluk ve başarı olarak geri dönsün.
Zaman akıp gidiyor gününüzü gün etmeye bakın!
 
BİR SENE'nin değerini anlayabilmek için sınıfta kalan bir öğrenciye sorun.

BİR AY'ın değerini anlayabilmek için, prematüre bir bebeği dünyaya getiren anneye sorun.
BİR HAFTA'nın değerini anlayabilmek için, haftalık derginin editörüne sorun.
BİR DAKİKA'nın değerini anlayabilmek için, treni henüz kaçırmış bir kişiye sorun.
BİR SANİYE'nin değerini anlayabilmek için, bir kazayı kılpayı atlatmış bir kişiye sorun.
BİR MİLİSANİYE'nin değerini anlayabilmek için, olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan kişiye sorun.
 
Şunu unutmayın ki zaman hiç kimseyi beklemez.
 
Dün artık mazi oldu.
Yarın ise muamma.
Bugün ise avuçlarımızın içinde bize sunulmuş bir armağandır. ( 'An'ı yasamak! )


 


 
 

27 Ekim 2010 Çarşamba

bir tatlı tebessüm...

Üstada Sorarlar;

-Akılllı Kadını Nasıl Tanırsın ?

-Konuşmasına bakarım..
...
-Ya hiç konuşmuyorsa..

Üstad cevabı yapıştırır..

-O kadar akıllısına rastlamadım..

22 Ekim 2010 Cuma

kesinlikle hayır....

18 Ekim 2010 Pazartesi

aklın yolu bir...

Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz,bilgili bir kadına rastlarsanız billginiz ,zeki bir kadına rastlarsanız zekanız gelişir.Hayat kat kattır.Babil''in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara ,gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası ,manzarası ve hayatıdır...unutmayın Hayatınız seçtiğiniz kadındır...

12 Ekim 2010 Salı

AFFETMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

Nefreti aşmanın tek yolu var: Affetmek.
Başkalarını affettiğimizde biz özgürleşiriz.

Nefret yaşamdan zevk almamızı, insanların güzel yanlarını görmemizi engeller.
Hiç kimse saf iyi ya da saf kötü değildir.

Salt kötülükleri görmek bir süre sonra şüphe, depresyon ve umutsuzluk denizinde boğar insanı.
Nefret dolu bir yaşam, mutsuz bir yaşamdır.

Affetmek insanı derinleştirir.
Affetmek için, insanın ruhsal ve zihinsel olarak kendisini hazır hissetmesi gerekir.

Çünkü affetmek bir seçimdir.
Kimsenin zorlamasıyla affetmek mümkün değildir.
Affetmek bir süreçtir. Birdenbire affedişler bile bir sürecin ürünüdür.
Affetmeyi seçtiğinizde kimse size borçlanmayacaktır.
Yani koşullu affetme yoktur.

Diğer insanın da sizi affetmesini, değişmesini veya sizin istediğiniz gibi olmasını beklemeyin.

Affetmek bir seçimdir.
Amacı sizin rahatlamanızdır, sizin özgürleşmenizdir.
Nefret duyduğunuz kişinin yaşıyor ya da ölmüş olması sizin affetme sürecinde duyduğunuz acıların yoğunluğunda bir farklılık yaratmayacaktır.

O acılar sizin acılarınız.
Affetmek kolay değildir.

Fakat özgürleşmek için gereklidir.
Çoğu insan affetmenin nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğu anlamına geleceğini sanır. Oysa affetmek, geçmişteki anıların boyunduruğundan kurtulmak, yaşamımızı kontrolü altında tutmasına son vermek demektir.

Affetmek, o kişiyi sevmek değil.
Affetmek, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil.
Affetmek, o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil.
Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil.
Affetmek, o kişiyi kucaklamak değil.
Affetmek, o kişiyi suçsuz bulmak değil.
Affetmek, o kişiyi haklı bulmak değil.
Affetmek, o kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemek değil.

Affetmek kırgınlığın, kızgınlığın, nefretin hapishanesinden özgürlüğe çıkmaktır.

Affetmek artık acıyı hissetmemektir.Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir.

"Duygusal unutma" affetmenin diğer adıdır.

ALINTIDIR



hilal hocam,canım ekip arkadaşım tşk.ler...

5 Ekim 2010 Salı

kına gecesi..




oğlumun düğünü 16 ekim cumartesi.. kına gecesi 1 hafta önce yapılacak..yani 9 ekimde..
istedimki güzel gelinime özel birşey olsun..eskiden kına yakılan el sarılırdı .ya da bir keseye konurdu..
zaman değişmiş..şimdi avuca gül konuyormuş..gülün altında tampon var..
kırmızı satenden yapıldı gül..sonra kırmızı ve sarı simi karıştırdım..şeffaf oje sürdüm tek tek yapraklara simi serptim bolca..gülün ortasına da birkaç inci koydum..
lastikli kurdela ile de elde durması sağlandı...
 gelinim,güzelim kınan kutlu olsun... canlarım benim ömür boyu hep mutlu olun inşallah...

not:resim çekmem için el mankenliği yapan  arkadaşıma çok tşk.ediyorum.. :))

1 Ekim 2010 Cuma

neler oluyor????

http://www.yalova77.com/haber/4369/Yalova-da-3.-feribot-kazasi.html


hani bir söz vardır.. bir kez hata yaparsan kabahat,yinelenirse SUÇ  olur...

24 eylülde 17.45 kartal-yalova ile  geldim.. kaptan sürekli ananos yaptı iskeleye yanaşma manevraları sırasında kimse yerinden kalkmasın diye..( sanki uçak inişe geçecek)
bir yolcu ayaktaydı ananos yaparken (sanırım kaptan salonu kamera ile izleyebiliyor..) yolcumuz oturmadan yanaşmayacağım dedi....
belliki kazalardan sonra daha hassaslar derken... yine bir kaza haberi geldi..
il sosyal  hizmetler mdr.müz serap hanımda yaralılar arasındaymış..kendisine geçmiş olsun diyor,sevgilerimi yolluyorum..