Bir dakika, bir sözcük, bir sen, bir ben...
Ne önemli, ne geniş konular.
Özdemir ASAF
........................
Kimi gittikçe kalır, kimi kaldıkça gider.
Özdemir ASAF
............................
Amma da kavgalar ederdik
Ne gūzeldi
Barışık dargınlıklarımız
Bambaşka bir tadı vardı
Özdemir ASAF / BENDEN SONRA MUTLULUK
...................................................
Özdemir ASAF
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Aralık 2012 Cumartesi
4 Aralık 2012 Salı
bir fotoğrafa...
Karşımdasın işte...
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...
Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.
Demiştim sana hatırlarsan:
"Önemli olan
'zamana bırakmak' değil,
'zamanla bırakmamak'tır..."
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır.
Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...
Nazım Hikmet Ran
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...
Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.
Demiştim sana hatırlarsan:
"Önemli olan
'zamana bırakmak' değil,
'zamanla bırakmamak'tır..."
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır.
Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...
Nazım Hikmet Ran
20 Eylül 2012 Perşembe
25 Aralık 2011 Pazar
????...
senin son sözü söylemen, sendekileri,
hala sende kalanları ,
bana eksik gelenleri ,
hala söylenecek olanları ,
bitiriyor mu ???
senin eksik kalanlarını ,
sana söyleyeceklerimi ,
tamamlıyor mu ???
hala sende kalanları ,
bana eksik gelenleri ,
hala söylenecek olanları ,
bitiriyor mu ???
senin eksik kalanlarını ,
sana söyleyeceklerimi ,
tamamlıyor mu ???
17 Temmuz 2011 Pazar
söz...söz güzelim
Al ruhumu al, al servetimi
Rabbim şahidim söz güzelim
Yaz bir yere güzelim
Yok olamaz olamaz
Sensiz hayat meleğim var olamaz
Bir gün pembe kutularında mutluluğu getireceğim kapına
Önce saçlarından sonra yanaklarından ve sonra alnından öpeceğim
Sonra acılarını alıp çok uzak bir yerlere gideceğim
Belki güneşe ereceğim
Yaz bir kenara yaz bebeğim yaz bir kenara
Yaz bir yere güzelim
Yok olamaz olamaz
Sensiz hayat meleğim var olamaz
Kim sevecek seni kim
Kim değecek tenine
And içerim güzelim kurtulamaz
Sana bu söylediklerimi daha önce duyduğun yalanlarla bir tutma
Belki en güzelleri değildir ama dosdoğrudur gözbebeğim
Dosdoğrudur inan bana
Yaz bir kenara yaz meleğim yaz bir kenara
kayahan
teşekkür ederim...
Rabbim şahidim söz güzelim
Yaz bir yere güzelim
Yok olamaz olamaz
Sensiz hayat meleğim var olamaz
Bir gün pembe kutularında mutluluğu getireceğim kapına
Önce saçlarından sonra yanaklarından ve sonra alnından öpeceğim
Sonra acılarını alıp çok uzak bir yerlere gideceğim
Belki güneşe ereceğim
Yaz bir kenara yaz bebeğim yaz bir kenara
Yaz bir yere güzelim
Yok olamaz olamaz
Sensiz hayat meleğim var olamaz
Kim sevecek seni kim
Kim değecek tenine
And içerim güzelim kurtulamaz
Sana bu söylediklerimi daha önce duyduğun yalanlarla bir tutma
Belki en güzelleri değildir ama dosdoğrudur gözbebeğim
Dosdoğrudur inan bana
Yaz bir kenara yaz meleğim yaz bir kenara
kayahan
teşekkür ederim...
13 Temmuz 2011 Çarşamba
yorumsuz..( hay aksi bugün çarşamba)
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan SU içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, senin için söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.
CEMAL SÜREYYA
............................................
Sana yolculuk yapmak istiyorum.
Kes yüreğine giden bir bilet; "Can" kenarı olsun. Cemal SÜREYYA
Aşk, 'bir kişiye adamaktır kendini' derlerdi hani. Düzeltiyorum, 'Aşk bir kişiye hep aldanmaktır' oysa ki.. "
Cemal Süreyya...
..................................
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
......................................................
Sonrası iyilik güzellik..
....CEMAL SÜREYYA
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan SU içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, senin için söylenmiş sanki
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.
CEMAL SÜREYYA
............................................
Sana yolculuk yapmak istiyorum.
Kes yüreğine giden bir bilet; "Can" kenarı olsun. Cemal SÜREYYA
Aşk, 'bir kişiye adamaktır kendini' derlerdi hani. Düzeltiyorum, 'Aşk bir kişiye hep aldanmaktır' oysa ki.. "
Cemal Süreyya...
..................................
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
......................................................
Sonrası iyilik güzellik..
....CEMAL SÜREYYA
29 Haziran 2011 Çarşamba
:))))
Sus be kadın..
Sen adamı ''aşık'' edersin.
Az kaldı, şimdi alacağım seni kalbime..
"Allah yarattı demeyeceğim, eşek sudan gelinceye kadar seveceğim".
Sen adamı ''aşık'' edersin.
Az kaldı, şimdi alacağım seni kalbime..
"Allah yarattı demeyeceğim, eşek sudan gelinceye kadar seveceğim".
9 Mayıs 2011 Pazartesi
ANNE OLMAK...
Anne olmak, umut etmek demektir...
Anne olmak, asla vazgeçmemek demektir...
Anne olmak, hesapsızca sevmek demektir...
...
Anne olmak, sorumluluk demektir...
Anne olmak, sadece kendini düşünmekten ömür boyu vazgeçmek demektir...
Anne olmak, her zaman yapacak işleri olmak demektir...
Anne olmak, dünyanın öbür ucunda da olsa çocuğunun sıkıntısını hissetmek demektir...
Anne olmak, kaç yaşına gelmiş olursa olsun çocuğunun yemek yemediğnden endişelenmek demektir...
Anne olmak, çocuğunu gördüğüne her defasında coşkuyla sevinmek demektir...
Anne olmak, uykusuz geceler demektir...
Anne olmak, sınav kapılarında beklemek, yeniden öğrenci olmak hatta asker olmak demektir...
Anne olmak, hayatı çocuğuyla birlikte yeniden yaşamak ve öğrenmek demektir...
Anne olmak, güçlü ve cesur olmak demektir...
Anne olmak,çocuğunun her başarısında sessizce ama gururla ağlamak demektir...
Anne olmak, mutluluk demektir...
Anne olmak,sabırla bir insan yetiştirmek demektir...
Anne olmak saygıyı,nezaketi,hoşgörüyü,ahlaki zekayı çocuğuna öğretmek demektir...
Anne olmak bir kadının en büyük kariyeridir...
Anne olmak, asla vazgeçmemek demektir...
Anne olmak, hesapsızca sevmek demektir...
...
Anne olmak, sorumluluk demektir...
Anne olmak, sadece kendini düşünmekten ömür boyu vazgeçmek demektir...
Anne olmak, her zaman yapacak işleri olmak demektir...
Anne olmak, dünyanın öbür ucunda da olsa çocuğunun sıkıntısını hissetmek demektir...
Anne olmak, kaç yaşına gelmiş olursa olsun çocuğunun yemek yemediğnden endişelenmek demektir...
Anne olmak, çocuğunu gördüğüne her defasında coşkuyla sevinmek demektir...
Anne olmak, uykusuz geceler demektir...
Anne olmak, sınav kapılarında beklemek, yeniden öğrenci olmak hatta asker olmak demektir...
Anne olmak, hayatı çocuğuyla birlikte yeniden yaşamak ve öğrenmek demektir...
Anne olmak, güçlü ve cesur olmak demektir...
Anne olmak,çocuğunun her başarısında sessizce ama gururla ağlamak demektir...
Anne olmak, mutluluk demektir...
Anne olmak,sabırla bir insan yetiştirmek demektir...
Anne olmak saygıyı,nezaketi,hoşgörüyü,ahlaki zekayı çocuğuna öğretmek demektir...
Anne olmak bir kadının en büyük kariyeridir...
20 Ocak 2011 Perşembe
.......
Sana kalktı şimdi kollarım zeybekte.
Sen için vurdum dizimi yere ve
senden bir selam aldım,gözlerinden.
Gönlün ile verdin selamını
ve onayladın tüm içteniğinle, gülümsemenle.
Karşımda olmayı istedin.
Birlikte dokunmayı türkülere.
Senin için kalktı bu akşam kollarım zeybeğe.
Ve sen için dövülüyor davul.
Ve sen her ritimde bana akıyorsun koşarak.
Ve ben ellerindeyim.
Ve ben yüreğindeyim.
Türkülerin içindeyim.
Seninleyim.
Sezer Nişancı
2 Ocak 2011 Pazar
SADECE VAZGEÇMEYİ BİLDİM
Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim,
Ya da asla birini severken karşılığını beklemedim.
Dostluğuma değer biçmedim,sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim.
Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim.
Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım.
Ama hata insana mahsustur dedim.
Affettim, af diledim.
Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim.
Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.
Belki de içten içe sinsice güldüler.
Ama asıl unuttukları şuydu;
Ben aldanmadım..!
Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar.
Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için,
Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için.
Oysa ben hiç insan kaybetmedim.
Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar..
CAN YÜCEL
Ya da asla birini severken karşılığını beklemedim.
Dostluğuma değer biçmedim,sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim.
Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim.
Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım.
Ama hata insana mahsustur dedim.
Affettim, af diledim.
Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim.
Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.
Belki de içten içe sinsice güldüler.
Ama asıl unuttukları şuydu;
Ben aldanmadım..!
Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar.
Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için,
Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için.
Oysa ben hiç insan kaybetmedim.
Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar..
CAN YÜCEL
30 Aralık 2010 Perşembe
SUS...
Hayır sus!
Gitmeni anlarım ama sus!
Bahanelerini cüzdanına kaldır.
''Gitmek zorundayım''la başlayan cümlelerini ağzının içine topla.
Küçükken öğrenememişsin.
Ağzında yalan varken konuşma.
[ Özdemir Asaf ]
İsimsiz
Biri sana sorarsa;
Sana, beni sorarsa;
Gitti, der misin?
Gittigimi söyler misin?
Gidiyorum ben sana
Benimle gider misin?
Özdemir Asaf
Yön
Sen bana bakma,
Ben senin baktığın yönde olurum.
Özdemir Asaf
entation
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç..
Sana diyeceklerim söylemekle bitmez
Yıllardır yaşamımdan çaldığın zamanlar
Adına düğümlendi
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç..
Başka şehirleri özleyelim orada seninle.
Bu evler,bu sokaklar,bu meydanlar
İkimize yetmez.
Özdemir Asaf
Sensiz
Sensiz de denizi seyredebiliyorum.
Hem dalgalarin dili seninkinden acik.
Ne kadar hatirlatsan kendini bos.
Sensiz de seni sevebiliyorum.
Hep bos konusurduk hatirlar misin, bula bula,
Karsilastigimiz zamanlarda.
Sen, sevgiden simaran cocuk,
Ben sasiran budala.
Özdemir Asaf
Altıncı Gün
Benim söylemek için çırpındığım gecelerde,
Siz yoktunuz......
Özdemir Asaf
Ultra
Bir kelimeye
Bin anlam yüklediğim zaman
Sana sesleneceğim.
Özdemir Asaf
Do
Dun sabaha karsı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokusun basında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum
Özdemir Asaf
tam bir Özdemir Asaf fanatiği , hayranı bir ben var bendenden öte...
Gitmeni anlarım ama sus!
Bahanelerini cüzdanına kaldır.
''Gitmek zorundayım''la başlayan cümlelerini ağzının içine topla.
Küçükken öğrenememişsin.
Ağzında yalan varken konuşma.
[ Özdemir Asaf ]
İsimsiz
Biri sana sorarsa;
Sana, beni sorarsa;
Gitti, der misin?
Gittigimi söyler misin?
Gidiyorum ben sana
Benimle gider misin?
Özdemir Asaf
Yön
Sen bana bakma,
Ben senin baktığın yönde olurum.
Özdemir Asaf
entation
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç..
Sana diyeceklerim söylemekle bitmez
Yıllardır yaşamımdan çaldığın zamanlar
Adına düğümlendi
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç..
Başka şehirleri özleyelim orada seninle.
Bu evler,bu sokaklar,bu meydanlar
İkimize yetmez.
Özdemir Asaf
Sensiz
Sensiz de denizi seyredebiliyorum.
Hem dalgalarin dili seninkinden acik.
Ne kadar hatirlatsan kendini bos.
Sensiz de seni sevebiliyorum.
Hep bos konusurduk hatirlar misin, bula bula,
Karsilastigimiz zamanlarda.
Sen, sevgiden simaran cocuk,
Ben sasiran budala.
Özdemir Asaf
Altıncı Gün
Benim söylemek için çırpındığım gecelerde,
Siz yoktunuz......
Özdemir Asaf
Ultra
Bir kelimeye
Bin anlam yüklediğim zaman
Sana sesleneceğim.
Özdemir Asaf
Do
Dun sabaha karsı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokusun basında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum
Özdemir Asaf
tam bir Özdemir Asaf fanatiği , hayranı bir ben var bendenden öte...
19 Aralık 2010 Pazar
DANS ET BENİMLE
Dans Et Benimle Dans et benimle gülün dikeni ucunda,Ağaçların çiğ damlalı yapraklarında, Yeni doğan güneşin sardığı çimlerin üzerinde, Irmakta çağlayan köpükler arasında dans et. Dans et benimle ışıltılı neon lambalarında, Anason kokulu rakı kadehinin kıvrımlarında, Eski bir gramafonda çalan taş plak üzerinde, Çık kozandan kelebek uçuşuyla benimle dans et. Dans et benimle bulutlarda, Samanyolunun ışıltıları arasında Beyaz bir güvercinin kanatlarında, Maskeni at suratından benimle dans et. Dans et benimle acının çıplaklığı üzerinde, Kızıl saçlarım akarken yüzünde, Büyünün bozulmamasına Haydi elini dola belime benimle dans et... |
Canan Palabıyık Kol ve bacakların önderliğinde tüm bedenin hürriyete doğru çığ gibi büyümesi, müziğin içinde kaybolması..Bazen gülümseyerek el sallamak bazen dramatik bir şekilde hüzünle sıçramak..Aşkla sarılmak belki de tutkuyla ayrılmak.. Nasıl yapılırsa yapılsın hangi duyguyla hareket edilirse edilsin, herkesin kendini yansıttığı özgürce hareket edebildiği tek ifade.. NOT : yukarıdaki metin seyyah-ı alemden alıntıdır.. |
2 Eylül 2010 Perşembe
ateş ve su
...
Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında
sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa
al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine
sıkıca, kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya,
ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
yüreğindeki kederi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını.
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş.Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
Ateşin yüreğini sadece su,
Suyun yüreğini
Sadece ateş alır olmuş...
can yücel
Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında
sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa
al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine
sıkıca, kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya,
ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
yüreğindeki kederi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını.
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş.Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
Ateşin yüreğini sadece su,
Suyun yüreğini
Sadece ateş alır olmuş...
can yücel
2 Haziran 2010 Çarşamba
SENDEN ÖĞRENDİM
Gittin, kanadı kırık kuştum
Sustum, sözlerine küstüm
Hani kırılırsın siyaha
Nöbet nöbet geceler boyunca,
Dün güne dize gelince,
Yürek acılara doyunca,
O tez dönüsün gec olunca,
Kendime tahammülü öğrendim..
Kördüm, bilendim, seni unutmayı öğrendim..
Sen yoktun ben yalnız kalmayı öğrendim,
Acıya duvar gibi durmayı ögrendim,
Kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi,
Köksüz, bağsız durmayı öğrendim..
Vazgectiysen hep sağnak yağışlarımdan,
Vazgectiysen bitmek bilmez kışlarımdan,
Korkma kimseye ödenecek borcum yok,
YOK saymayı ben senden öğrendim.
FUNDA ARAR
Sustum, sözlerine küstüm
Hani kırılırsın siyaha
Nöbet nöbet geceler boyunca,
Dün güne dize gelince,
Yürek acılara doyunca,
O tez dönüsün gec olunca,
Kendime tahammülü öğrendim..
Kördüm, bilendim, seni unutmayı öğrendim..
Sen yoktun ben yalnız kalmayı öğrendim,
Acıya duvar gibi durmayı ögrendim,
Kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi,
Köksüz, bağsız durmayı öğrendim..
Vazgectiysen hep sağnak yağışlarımdan,
Vazgectiysen bitmek bilmez kışlarımdan,
Korkma kimseye ödenecek borcum yok,
YOK saymayı ben senden öğrendim.
FUNDA ARAR
28 Mayıs 2010 Cuma
SEVGİLERDE

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı
Behçet Necatigil
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı
24 Mayıs 2010 Pazartesi
O DÖNMEDEN ÖNCE
Geceleyin benden ayrılır ruhum,
Dönünceye kadar açık kalır cam.
Uyanık, başımın ucunda bir mum,
Beklerim, beklerim böyle her akşam.
Bilmesem de nereye gidiyor ruhum,
Bütün gece sessiz, eriyip de mum,
Sabah olduğunu çok biliyorum;
Biliyorum, bu bir sonsuz helecan.
Besbelli bir ömür böyle sürecek,
O öyle uçarı, ben böyle ürkek;
Bir gün ya bilerek, ya bilmeyerek,
O dönmeden önce camı kapayacağım.
Ahmet Kutsi Tecer
12 Mayıs 2010 Çarşamba
sahi mi ????
Herşey bir sokak çocuğunun elini cebine sokabildiği kadar boş.Öznesi olmayan cümleler kadar değersiz.Ve senin '' naber'' soruna '' iyilik '' dediğim kadar yalan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


