17 ağustos 1999 depreminde kamyonlar gecenin içinde kentin yıkıntılarını ilk bu alana taşıdılar.
aile albümlerimiz,çocuklarımızın oyuncakları,yorganlarımız,kırmızı sardunyalarımız,kahve fincanlarımız kamyonlara yüklendi ve martı çığlıkları içinde denize getirildi..
belleğimizi, umutlarımızı,düşlerimizi denize emanet ettik..
deniz bize her dalgada geleceğe ilişkin yaşama direnci taşıyor artık.
biz bu hüzün alanını umut ve yaşam alanına , sabır alanına dönüştürdük.
65 dönümlük enkaz alanını, geçmişi dinleyip geleceği kurmaya ortak bir yaşam alanı yaratmaya adadık..
alan üzerindeki bu heykel düzenlemesi geçmişe ve geleceğe gönderilen referanslardan oluşmuştur.
40 metre çapındaki dairesel form dünyayı,yaşamı simgelemektedir..
12 metrelik paslanmaz çelik dikey eleman günün 12 saatini, geceyi -gündüzü, yılın 12 ayını simgeler..
ve... gözyaşlarımız süzülür üstünden hergece..dostlarımızı gökyüzüne,yıldızlara taşır.
onlar hep yanıbaşımızdadırlar artık..
mozaik yolu her katedişimizde geçmişi geleceğe bağlayan bir köprüyü yürüyoruz bilmeden.
çocuklarımızın renkle,çiçekle,duyguyla döşedikleri bu yol, yeni başlangıçlara taşıyor bizleri..
ARTIK HİÇBİRŞEYİN ESKİSİ GİBİ OLMAYACAĞINI BİLİYORUZ...